Gündem

Bolu'daki FETÖ/PDY davaları

14 Kasım 2018 . 15:36

Bolu'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan hakkında ayrı ayrı dava açılan eski ilçe müftüsü ve eşinin yargılanmasına devam edildi.

Bolu'daki FETÖ/PDY davaları

    Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz yargılanan eski Seben Müftüsü M.Y. ile taraf avukatları katıldı. 

    Tanık eski Bolu Müftüsü İ.T, SEGBİS ile katıldığı duruşmada sanık hakkında bildiklerini anlattı.

    Sanığın Bolu'ya tayin olduğu sırada kendisi hakkında eski çalıştığı yerlerden malumat topladığını ifade eden İ.T, "Ankara’dan arkadaşlara ulaşarak bu şahıs hakkında konuştum. Bana dikkat etmemi söylemişlerdi. İyi bir insan ve mesleğini iyi icra etmesine rağmen bu yapıyla ilgilendiğini ifade etmişlerdi. Bolu'ya geldiğinde ben aynı irtibat ve iltisakı taşıyan diğer şahıslarla olduğu gibi onunla bu yöndeki tavrını noktalaması konusunda görüşmeler yaptım." diye konuştu. 

    İ.T, sanığın iyi Kur'an-ı Kerim okuduğu için malum yapı tarafından kullanıldığı düşüncesinde olduğunu belirterek, "Sanığın iyi Kuran okuduğu için zamana zaman bizzat örgütün lideri tarafından Pensilvanya'ya davet edildiğini duydum. Ayrıca şahsın babası ile daha önceden tanıştığım için kendisi hakkında ondan da bilgi alma imkânım oldu. Babası bana öğrencilik yıllarından itibaren malum yapı içinde bulunduğunu ve iyi Kuran okuduğu için yapının onu kullandığını ve bırakmadığını söylemişti." dedi. 

    Mahkeme başkanı Seyfi Han, sanığın daha önceki ifadesinde "2014 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından görevlendirilerek Amerika'da Türkçe Olimpiyatlarına katılıp orada Kuran okudum." dediğini anımsatarak, Bolu Müftüsü olarak kendisinin sanığa yurt dışına çıkış izni verip vermediğini sordu. 

    İ.T, kendisinin Bolu'ya 2014 yılının mart ayında atandığını aktararak, "Sanık benden sonra Bolu'ya geldi. Bu nedenle ne zaman gittiği konusunda bilgim yok. Birlikte çalıştığımız dönemde benden aldığı resmi izinle Amerika'ya gitmediğini biliyorum." ifadelerini kullandı. 

    "Hükümete beddua gibi sözler söylediğini hatırlıyorum" 

    Duruşmada tanık olarak dinlenen S.İ. ise kendisinin ilçe müftüsü M.Y'nin şoförlüğünü yaptığını anlatarak, "Şahsın 11 ay şoförlüğünü yaptım. Yakından tanırım. Şahsın paralel yapıya mensup olduğu kanaatindeyim. Şahsın kızının örgüte müzahir bir yurtta öğrenci olarak kaldığını biliyorum. Kendisini birkaç kez buraya götürdüm. Kendisiyle yaptığımız konuşmalarda hükümetin paralel yapı ile yaptığı mücadeleyi eleştirdiğine tanık oldum." diye konuştu. 

    S.İ, ilçedeki Kuran kurslarında FETÖ/PDY'nin yayınevinden çıkan kitapların okutulduğunu ve bundan rahatsız olarak durumu müftüye anlattığını belirterek, şunları söyledi:

    "Vaazlarında kendince hükümete beddua gibi sözler söylediğini hatırlıyorum. 'Allah'ım sen zalimlere fırsat verme. Zalimin hakkından sen gel. Kimin zalim olduğunu en iyi sen bilirsin.' şeklindeki sözleri birçok defa sarf etmişti. Söz, eylem, tavır ve hareketleriyle benim yakın çalışma arkadaşı oluşum nedeniyle bu sonuçları çıkardım. 15 Temmuz darbe girişimi yaşandığı gece, din görevlilerini yöneltici aktif bir görev de üstlenmedi. Darbe girişiminin başarısız olduğunu anladıktan sonra bizim yanımıza geldi." 

    "Gecenin bu saatinde işgüzarlık yapma" 

    Tanık İ.K. de bir dönem ilçede vaiz olarak görev yaptığını dile getirerek, darbe teşebbüsünün yaşandığı gece sanıkla aralarında geçen bir telefon konuşmasını anlattı.

    Darbe girişimi haberini aldıktan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vatandaşları sokağa davet etmesinin ardından sanığa telefon ettiğini ifade eden İ.K, şunları söyledi:

    "Darbe gecesi, 'Hocam haberiniz var mı darbe oluyor.' dedim. Kendisi 'Oluyorsa oluyor. Benden ne istiyorsun.' dedi. Ben Cumhurbaşkanının halkın sokağa davet ettiğini, cami hoparlöründen meydanlara çıkış için ilan yapmamız gerektiğini söyledim. Bunun üzerine bana, 'Gecenin bu saatinde işgüzarlık yapma.' dedi. Ben şahsın bu tavrını görünce şaşkınlık yaşadım. Bu olay dışında kendisi hakkında başka bir malumatım yoktur." 

    Daha sonra söz verilen sanık avukatı ile sanık, tanık beyanlarına bir diyecekleri olmadığını bildirdi. 

    Mahkeme heyeti, diğer tanıkların dinlenilmesi ve eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 8 Şubat 2019'a erteledi. 

    "Yayınevinin örgüte müzahir olduğunu bilmiyordum" 

    Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir başka duruşmada ise eski Seben Müftüsü M.Y'nin eşi S.Y'nin yargılanmasına devam edildi. 

    Söz alan tutuksuz sanık S.Y, kendisine yöneltilen suçlamalarla ilgili olarak sadece tanık beyanları olduğunu ileri sürerek, "Tanıklar yalnızca duyumdan ibaret beyanlarını iletmiş. Malum yapıyla irtibatım yoktur. Suçlamayı kabul etmiyorum. Mahkemeden beraat talep ediyorum." dedi. 

    Duruşmada tanık olarak dinlenen S.T. de bir dönem sanıkla aynı Kuran kursunda çalıştıklarını anlatarak, "Bu yapıyla irtibatı olup olmadığını bilmiyorum. Zira ikili ilişkilerimizde ya da sohbetlerinde bu yapıyı destekleyici ya da övücü bir sözüne şahit olmadım. Bir süre Kuran kursu öğrencilerine aldırdığı bir kitapla ilgili velilerin tepkili olduğunu duymuştum. Kitap örgüte ait yayınevine ait olduğu için bu tepkiyi çekmişti. Eşinin kurumda müftü olduğu dışında bir bilgim yok." diye konuştu. 

    Tanığın beyanından sonra söz alan S.Y, söz konusu kitabı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından tavsiye edildiği için öğrencilere dağıttığını öne sürerek, "Bu diyanetin önerdiği kitaplar arasındadır. Yayınevinin örgüte müzahir olduğunu bilmiyordum. Tepki gösteren veli sayısı da bir kişidir. Olayın genele yayılmasını anlamış değilim." ifadelerini kullandı.  

    Duruşma, eksikliklerin giderilmesi ve diğer tanıkların da dinlenilmesi için 8 Şubat 2019'a ertelendi. 

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.