Gündem

NEZAKET ve SİYASET

19 Haziran 2019 . 10:43

Farkında mısınız? Son zamanlarda dostlarımızla ne zaman bir araya gelsek, ekonomiyi, hayat pahalılığını konuşalım derken konu dönüp dolaşıp siyasete geliyor.

NEZAKET ve SİYASET

    İş bu noktaya vardığında ise herkes kendi penceresinden bir şeyler söylemek istiyor.


    Bir gazeteci olarak insanları gözlemliyorum...
    Herkesin, kendi hayat görüşüne yakın söylemleri olan siyasileri beğendiğini görüyorum.

    İşte buna hiç şaşırmıyorum.

    Çünkü siz ne derseniz deyiniz...
    Sizin anlattıklarınız, karşınızdakinin alabilmesiyle sınırlı oluyor!

    Aslında doğru tek olsa da, herkes kendi penceresinden gördüğünü doğru sanıyor...

    ***
     

    Şimdi yazacaklarımı sıralamadan önce sizlerle bazı bilgileri paylaşmak istiyorum...

    Sonra da  demokrasi alanında ne kadar ileri, ya da geri gittiğimizin takdirlerini sizlere bırakacağım.
     

    Ben dünyaya geldikten 1 ay sonra, bu ülkede bir Başbakan ve iki Bakan idam edilmiş!
    Çocukluk dönemimde Muhtıraları, ergenlik dönemimde de 12 Eylül ihtilalini yaşamış biriyim.
     

    Hiç unutmuyorum...
    12.Eylül.1980 bir Cuma günü idi...
    Radyolardan, Hasan MUTLUCAN’ın davudi sesi ile söylediği marşlarla uyanmıştık.

    O günlerde tek kanal olan TRT Televizyonu ve radyolarında yayın kesiliyor ve ihtilal ile birlikte oluşturulan Bölge Sıkıyönetim Komutanlıklarının bildirileri okunuyordu.

    İhtilal ile birlikte parlamentonun feshedilmesini, siyasi parti liderleri hakkında yakalama ve tutuklama kararları verilmesini ve hep birlikte Zincirbozan’a sürülmelerini izledik.

    Hakikaten tam bir belirsizlik ve korku hakimdi, o günlerde...

    O günün Sol görüşlü insanları Amerika’yı Nato’yu protesto ederken, Sağ görüşlülerle nedense aynı noktada buluşamıyordu.

    Türkiye, “Sağ-Sol” olarak adlandırılan saçma bir kavga ile kardeş kanını akıtan ülke haline gelmişti. Yıllar sonra farklı cephelerde birbirlerini düşman olarak görenler, bugün bir noktada buluşabildi.

    Neydi? O nokta derseniz;
    Vatanseverlik ve Milliyetçilikti...

    Şimdi bakıyorum da, hepsi Amerika düşmanı!
    Hepsi NATO’yu birlikte sorguluyor şimdi!

    ***

    Biraz da o günün liderlerini hatırlatmak istiyorum sizlere...

    Muhtıralar, İhtilaller ortamını birlikte yaşamış olsalar bile o günün siyasi parti liderlerinde “Devlet Adamı” havası vardı.

    Kendi karikatürlerini yapanlarla,
    Dalga geçen sanatçılarla, ya da acımasızca kendilerini eleştiren gazetecilerle hiç uğraşmazdı onlar...

    Her seçim öncesi birlikte televizyon karşısına çıkarlar, birbirlerine de çok saygılı, nezaketli davranarak topluma örnek olurlardı. Onları izleyen halkımız da böylece rahatlar, toplumun gazı alınmış olurdu.

    Bu açıdan, Süleyman DEMİREL’i, Bülent ECEVİT’i, Necmettin ERBAKAN’ı, Alparslan TÜRKEŞ’i, Turgut ÖZAL'ı, Erdal İNÖNÜ’yü rahmet ve minnetle anıyorum.

    Ruhları şad olsun...

    ***

    Şimdi geliyorum bu güne;

    Ülkemizi 17 yıldır yönetenler, kendilerini “Rakipsiz” gördükleri için olsa gerek onları diğer siyasi parti temsilcileri ile ekranda hiç görmemiştik.

    Her dönemde ürettikleri sanal düşmanlar ile gündemi değiştirmeyi başaran, insanlarımızı, “Kendilerine oy veren” ve “Kendilerine oy vermeyen” olarak ikiye bölen iktidar sahiplerinin ayakları nihayet 31 Mart seçimlerinde yere değdi.

    Büyükşehirlerde seçmenden adeta kırmızı kart gören iktidar sahipleri “Bizim Aşkımız” dediği İstanbul’da da beklemedikleri bir sonuçla karşılaştı.

    Önce “Kenar bir ilçenin Belediye Başkanı” olarak küçümsedikleri Ekrem İMAMOĞLU karşısında seçimi kaybedince adeta şoka girdi.


    YSK’ya seçimlerin yenilenmesi konusunda yaptıkları başvuru (baskı değil!) sonucu adeta politikalarını değiştirdiler.

    Rakipleri ile birlikte ekrana çıkma kararı verdiler...

    Türk ve Dünya kamuoyunun merakla beklediği buluşmanın Moderatörlüğünü yapan FOX TV’nin gülen yüzü İsmail KÜÇÜKKAYA ise o gün gösterdiği adaletli, mesafeli ve objektif duruşu ile bana göre çok büyüdü...

    ...Ve BÜYÜKKAYA oldu!
     

    O programda tartışılan konular bir tarafa İstanbul’da yaşayanlar kararını çoktan netleştirmiş olsa da, bu ülkede Bakanlık, Başbakanlık ve TBMM Başkanlığı görevlerinden sonra İBB Başkanlığına aday gösterilen Binali YILDIRIM’ın, Ekrem İMAMOĞLU ile ekrana çıkması demokrasimiz açısından son derece güzeldi.


    Her iki aday da oraya eş ve çocukları ile gelmişti...

    Ama esas güzel olan da, hep birlikte bir fotoğraf verme fikriydi...
    O da İMAMOĞLU’ndan geldi.

    Siyaset tamam da,
    Nezaket işte böyle bir şey...

    • GrzapYILMAZ22 Haziran 2019 . 09:39

      Tebrik ediyorum. Çok iyi bir analiz. Siyasette mücadele olmalı ama nezaketi elden bırakmadan.
      %100

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.