Yazarlar

GÖZÜNÜZÜN ÖNÜNE KİM GELDİ?

Oğuz Uçar

GÖZÜNÜZÜN ÖNÜNE KİM GELDİ?

    Ben bu aralar güzel sözlere takılıp kaldım.

    Boş zamanlarımda o sözleri okumak, onların içinden hayata dair bir şeyleri yakalamak hoşuma gidiyor.

     

    Goethe, “İnsan kalbinde ne taşırsa, dünyayı da öyle görür” demiş!

    Ne kadar da doğru...


    Yüreğinde kötülük taşıyanlar herkesten kötülük beklerken, yüreği iyilik için çarpanlar da hayatı tozpembe görmüyor mu?

    Yaşamış olduğum hayat deneyimleri ile çevreme baktığımda artık insanlardaki bu durumu çok net olarak görebiliyorum.

     

    Yüzü asık, mutsuz bir şekilde çevresini süzen biri herkes gibi beni de rahatsız ediyor.
    Onun yüzüne bakmaktan, onunla aynı ortamı paylaşmaktan ve konuşmaktan maalesef mutlu olamıyorum.

     

    Aksine, yüzü gülen ve mutlu bir şekilde tebessüm eden biri ile karşılaştığımda da herkes gibi ben de huzur duyuyorum.
     

    ***


    Bilgi ve birikimi olanlar her hallerinden belli oluyor.

    Bu kişiler hoşgörüsü, esprileri ile dikkat çekerken, yapılan eleştirileri sabırla karşılayabiliyor.


    Şimdi arkamıza yaslanıp bizim siyasetçilerimizi gözümüzün önüne bir getirelim bakalım!

     

    Şeyh Edebali’nin
     

     “Ey Oğul!

    Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana… Güceniklik bize; gönül almak sana… Suçlamak bize; katlanmak sana… Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana… Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana… Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana… Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana… Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana…”  
    diye başlayan sözlerine uygun hareket eden kaç siyasetçimiz var?

    ***


    Madem sözü Şeyh Edebali’nin sözlerine getirdik o zaman biraz daha ileri gidelim...

    O muhteşem nasihatinde Şey Edebali şöyle devam ediyor;

    “Oğul!

    Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelâmlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgârlarında savrulur gidersin… Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkâr ve iradene sahip olasın! Sabır çok önemlidir. Bir Bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da, tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.

    Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki âlime, zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

    Gönül adamı ömrünü boşa harcamaz, yüreğini ucuza satmaz, edep tacını başından almaz. Gönül erinin her zaman yüzü yerde, gönlü göktedir. Haklı olduğunda kavga vermesini bilir. Kavgayı sadece bileğiyle değil, ilmiyle ve yüreğiyle yapmasını bilir.

    İyiliğe kötülük, şer kişinin kârı; iyiliğe iyilik her kişinin kârı; kötülüğe iyilik de, er kişinin kârıymış oğul.

    Öfke benliğin yemi, en lezzetli gıdasıdır. Benlik semirdi mi irade yok olur gider. İradesi zayıflayanın ruhu intihar eder. Posalaşmış bir beden taşımak ne ağır zillet, ötelere kapalı bir ruh taşımak ne büyük ihanet.

    En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir.

    Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez! Bizler nefreti eritmek için, sevginin asaletini dünyaya yeniden hâkim kılmak için çıktık yola. Bu yolda utanacak bir şeyimiz yoktur. Sevgi yolunun gizlisi saklısı yoktur oğul. Ama altının değerini de sarraf bilir, sözünü muhatabına göre ayarlayasın. Cahilin karşısında altınlarını çamura atmayasın…

    Yiğit olan kördür, kötülüğü görmez; sağırdır, kem sözü işitmez; dilsizdir, her ağzına geleni demez. Bildiğini de her yerde ayaklar altına sermez.”

    Şimdi doğru söyleyin bu sözleri okuyunca gözünüzün önüne kim geldi?
    Biliyorum, birçoğunuz bu sorununun yanıtını çoktan bildi!

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları