Yazarlar

TÜRK AYDINI HASAN DİNÇ

Oğuz Uçar

TÜRK AYDINI HASAN DİNÇ

    Aydın olmak, Aydın düşünmek,
    Ya da eskilerin ifade ettiği gibi “Münevver Kişi” olmak ne demek?


    Mensup olduğu milletin değerlerinden uzaklaşıp yabancılara hayran olmak mı?
    Yoksa, kendi kültürünün değerlerine sahip çıkarak onlar için mücadele vermek mi?

     

    Hangisi?

    Bence; eleştiren, sorgulayan ve sadece yaşadığı toplumu değil insanlığı aydınlatan kişidir aydın...

     

    ***

    Şimdi sizlere, bu çerçeveye aynen uyan bir büyüğümü tanıtmak istiyorum.

    Adı, Hasan DİNÇ...

     

    Bolu’nun Gerede ilçesi Çoğullu köyünde başlayan hayat çizgisini hep yukarılara taşımış bir
    78 yaşında,İyi bir Türk Milliyetçisi ve Türkçe aşığı...

    Konya Selçuk Üniversitesi mezunu Hasan DİNÇ, Ortaokul ve Liselerde öğretmenlik ve yöneticilik yaptıktan sonra 1975-77 yıllarında Afyon İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevinde bulundu. Daha sonra Yüksek Öğretime geçti. Bolu Eğitim Enstitüsü, Bolu Meslek Yüksek Okulu ve Gazi Üniversitesi Bolu Eğitim Yüksekokulunda Öğretim Görevlisi olarak görev yaparken Gazi Eğitim Fakültesi Tarih Bölümünü bitirdi. Son olarak Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Türk Tarihi Öğretim Görevlisi olarak çalıştı ve 1995 yılında da emekli oldu.

    Sohbetlerinden büyük keyif duyduğum ve her defasında çok şey öğrendiğim Hasan Hocam için ben “Bilge İnsan”ifadesini kullanırım.

    O bir ortamda konuşmaya başladığında herkes susar!
    Çünkü onun söylediklerinin üzerine kimsenin bir söyleyeceği yoktur!

    ***

    2001 yılında rahmetli eşi Fatmahanım ile birlikte Hacı olmak için gittiği kutsal topraklarda yaşadıklarını not etmiş ve dönüşünde de “Kutsal Topraklardan Esintiler” adını verdiği bir kitapta toplamıştı.

    Bir çok kişinin görüp de “Aman bana ne... Şimdi bunu dile getirsem, herkesin hedefi olurum” diye çekindiği konuları cesaretle kaleme alan ve  bir kitapta toplayan Hasan Hocamı,Gülgün FEYMAN’ın Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı Bengü TÜRK Tv’de, benim hazırlayıp sunduğum “TAM SAATİ” programına konuk almıştım.
    O gün hem bu kitap üzerine, hem de güncel konularda konuşmuştuk kendisi ile...

    Hurafeleri, dinin emri sanan cahil insanları acımasızca eleştiren Hasan Hocam, bu kitabında yine onlara yüklenmişti.  Şimdi size de bu kitaptan kısa bir alıntı yapmak istiyorum;

    “Medine’de Cennet-Ül Baki (Ebedi Cennet) adıyla bilinen ve sahabelerin bulunduğu bir mezarlığa kafile olarak giderken grup içinden biri‘Kadınlar arkadan gelsin, erkekler öne geçsin’ diye seslendi. Kimseden kıpırdama olmayınca, kafile başkanının da onayını alarak talebi tekrarladı. Bunun üzerine bazı kadınlar geride kalmaya başlayınca ben de eşimle birlikte grubun en önüne geçerek yürümeye başladık. O sırada yanımıza bir erkek hacı adayının yaklaşmaya çalıştığını gördüm. Ne yapacağını, ne yapmak istediğini merak ettiğim için onu görmemeye çalıştım. O, doğruca eşimin yanına gelerek ‘Hacı Hanım, hanımlar geriden gidecek’ diye söyledi. Eşim bu densize cevap vermek için bana bakınca, cevap vermesi gözlerimle onayladım. Sonra eşim o hacı adayına döndü ve ‘Kendimi ilgilendiren konularda müsaade edin de kararı kendim vereyim’ dedi. Hiç beklemediği anda, tokat gibi cevabı alan hacı adayı sersemledi ve kızardı. Hac görevini ifa ettiğimiz süre içinde bir daha bu olay tekrarlanmadı. Hiç kimse, kafilenin arkasından gelmesini söyleyemedi.

    Eşimin inanmış bir hanım olarak haklarına bu şekilde sahip çıkmasından son derece mutlu oldum. Bunu Cumhuriyet’in bir kazanımı olarak değerlendirdim. Başka İslam topluluklarından farklı olarak Türk kadınlarının ulaştığı bu seviye, dinimizin kadınlara verdiği mümtaz değerin, yerel geleneklerle boğulmuşluğunun güzel bir kanıtıdır”dedikten sonra Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e de teşekkür ediyor.

    ***

    Evinin bir odasını kütüphaneye çeviren Hasan DİNÇ hocamın 4’ncü kitabı olarak yayınlanan “Maide Suresinin 54’ncü Ayeti ve TÜRKLER” kitabını okumanızı önemle tavsiye ediyorum.

    Hiç durmadan okuyan, araştıran ve öğrendiklerini de kendisine saklamayan “Bilge insan” halen Bolu Gündem gazetesinde yazdığı yazılarla ışık saçıyor. Bir yandan da “Orta Asya Türk Tarihi” ile ilgili çalışmalarını sürdürüyor.
     

    Şimdi soruyorum sizlere;
    Aydın olmak, Münevver kişi olmak tanımlarına Hasan Hocam uymuyor mu?
    Allah kendisine sağlıklı uzun ömürler versin de, çevresini aydınlatmaya devam etsin!


     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları